BLOG
RSS
EĞİTİM ve SPOR
2014/12/19 10:10:18

                                         

Çocukken, gençken ve yetişkin bireyler olduğumuzda duyduğumuz ve ülkemizde bir türlü çözümü bulunamayan ve gün geçtikçe çözümü daha da zorlaşan bu iki kavramı ele alacağım.

Eğitim ve spor, birbirine o kadar içli – dışlı olmasına rağmen, günümüzde bu iki kavramın, aynı cümle içerisinde kullanılması bile neredeyse imkansıza yakın duruyor.

Eğitim ve spor, doğum ile başlayıp , insan ömrünün sonuna kadar süren iki süreçtir.

İnsan, dünyaya geldiği andan itibaren eğitilmeye başlar. Bebeklik döneminde; bakar, duyar, algılar ve konuşur. Ağlar, acıkır, susar ve uyur. Tüm bunları çevresini izleyerek ve yakın çevresinden aldığı eğitim sayesinde yapar. Zaman ilerledikçe büyür ve eğitimini; okulda, dershanede, üniversitede, iş hayatında, sosyal yaşantısında ve evlilik yaşantısında devam ettirir. Eğitim süreci, insan ömrü sona erene kadar devam eder.

Spor’ da aynı şekilde bebeklik döneminde başlar ve bir ömür boyunca devam eder. Bir bebek düşünün, henüz yürüyemiyor, ama emekleyerek hedefi olan yürümek için gayret gösteriyor ve mesafe kat ediyor. Emeklemek, o yaş dönemi için yapılabilecek en ağır spor değil midir?

Ufak yaşlarda beraber götürdüğümüz bu iki kavramı, ne yazık ki bir süre sonra ayırmak durumunda kalıyoruz. ‘Ya eğitim, Ya spor’ cümlesi yerine ‘Hem eğitim, Hem spor’ diyemiyoruz. Bizi bu yol ayrımına, tercih yapmaya kim zorluyor? Cevap oldukça basit ‘EĞİTİM SİSTEMİ’…

Evet, eğitim sistemimiz mükemmel değil, sınav sistemine dayalı bir müfredatımız olduğu içinde öğrenciler sürekli bir sınav hazırlığında ve telaşındalar. Yalnız, çocuklarımızın zihinlerini çalıştırmaya teşvik ederken, bedenlerini hareketsizliğe sürüklüyoruz. Spor sayesinde stresten uzak kalmalarını engelliyoruz, sporun aynı zamanda zihinsel bir aktivite olduğunu unutuyoruz.

Bu tercihler yüzünden birçok başarılı ve istekli sporcu, spordan uzaklaşıyor. Oysaki imkan tanınsa ve yol gösterilebilse, eğitim ve sporu birlikte yürütebilen istisna çocukların yanına geneli ekleyebiliriz. İşte o zaman ülkemizin geleceği emin ellerde olacaktır.

Yazımı, özetler nitelikte olan ve çok beğendim bir söz ile bitirmek istiyorum.

SAĞLAM KAFA, SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR. TÜRK ATASÖZÜ

YELKEN SPORUNDA BAŞARI
2014/12/05 13:18:04


             
Spor’ da özellikle yelken sporunda istenilen hedefe ulaşmak, koyulacak hedefin ulaşılabilirliği, gerçekliği, izlenecek yolu yola çıkmadan net bir şekilde belirlemek gerekir. Bu adımları atabilmek için yönetim ve teknik heyetin aynı hedefte ve aynı tempoda çalışması gerekir.

Burada dikkat edilmesi en önemli nokta ise yönetim kadrosunun, teknik heyetin karar ve işleyişine çok fazla karışmamasıdır. Yönetimin, teknik heyetin üzerindeki bir kurul olarak sunulan raporları denetlemek ve yeri geldiği zaman olaya müdahale etmesi gerekmektedir. Bu birlikteliğin, uzun bir yolculuk olduğunu unutmamak gerekir ve başarı için en önemli olgunun istikrar olduğu da unutulmamalıdır.

Yelken Kulübünün, başarıya ulaşması için, öncelikle yelken sporundaki misyon ve vizyonunu belirlemesi gerekmektedir. Bu kavramlar belirlendikten sonra somut bir hedef seçilmesi gerekir. Yelken sporunda başarı çeşitli şekilde olabilir. Alt yapıdan sporcular yetiştirerek 3 – 5 sene içerisinde ulusal yarışlarda adından söz ettirebilecek bir kulüp olabilir, sporcu transfer ederek olimpik sınıfta ülkemizi olimpiyatlarda temsil etmesi sağlanabilir, yelken yaz kampları kurarak büyük kitlelere yelken sporunu tanıtabilir, yatçılık sınıfına girerek hem şirket çalışanlarına bir aktivite, hem de İstanbul-bodrum gibi yerlerde yat sınıfında yarışarak, firmanın reklamını yapıp hem de ödüller kazanabilir.

Hedeflenen başarının adını koymak, bu yolda atılacak en büyük adımdır. Çünkü, bu karardan sonra hedefe ulaşılacak gerekli bütçe ortaya çıkacaktır. Bu bütçe doğrultusunda koordinatör ve antrenörlük görevini yapacak uygun ve eğil kişiler bulunacaktır. İşin başında olacak koordinatör, belirlenen bütçeyi ve ekibini yöneteceği için bu kararın da doğru verilmesi gerekir.

Yukarıda yazanlara bakıldığında aslında bir zincirden bahsediyoruz. Bu zincirin her halkası önemlidir, eğer bir halkayı ufak görüp yeteri kadar değerli görmez isek, zincir kopacağı için ucundaki ağırlık yerle bir olacaktır. Bu sebeple, öncelikle zincirin ucundaki ağırlığı yani hedefi belirleyip bunu taşıyabilecek zincir halkalarını yani izlenecek adımları doğru atmak gerekir.

2 toplam öğe